Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/12400 E. sayılı kararında, 6502 sayılı TKHK m. 68 uyarınca İl Tüketici Hakem Heyetine başvurunun zorunlu olduğu bir alacak için doğrudan icra takibi yapılması ve itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinde itirazın iptali davası açılması, HMK m. 114/2 ('Diğer kanunlarda yer alan dava şartları...') kapsamında nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47119

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/12400 E., 2017/4510 K. sayılı kararında, davacının kredi kartı borcu için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacının itirazın iptali davası açtığı bir durum söz konusudur. Uyuşmazlık konusu alacak miktarı (2.631,49 TL), dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 68. maddesinde belirtilen parasal sınırlar içinde kalmaktadır. Bu maddeye göre, belirli bir miktarın altındaki (karar tarihinde 2.200 TL – 3.300 TL arası) tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Mahkemesine dava açılmadan önce İl Tüketici Hakem Heyetine başvurulması zorunludur. Mahkeme, bu zorunlu başvuru yolunun tüketilmemiş olmasını, HMK m. 114/2 ('Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.') kapsamında bir 'dava şartı' eksikliği olarak değerlendirmiştir. Yani, TKHK m. 68'de öngörülen tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu, bu tür davalar için özel bir dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden doğrudan icra takibi yapılması ve sonrasında Tüketici Mahkemesinde (veya somut olayda olduğu gibi genel mahkemede açılmışsa ve tüketici mahkemesinin görev alanına giriyorsa) itirazın iptali davası açılması, dava şartı yokluğu sonucunu doğurur. Bu nedenle mahkeme, HMK m. 114/2'de öngörülen dava şartının (yani özel kanundaki zorunlu başvuru yolunun tüketilmesi şartının) gerçekleşmediği gerekçesiyle, davayı HMK m. 115 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır. Bu, özel kanunlarda öngörülen zorunlu idari başvuru yollarının veya alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına başvurunun, HMK m. 114/2 yoluyla dava şartı olarak kabul edilebileceğini ve bu şartın yokluğunda davanın usulden reddedileceğini göstermektedir.