AİHM Yasak/Türkiye kararında (§ 111-114), başvuranın Çorum Ceza İnfaz Kurumu'ndaki tutukluluk koşulları Sözleşme'nin 3. maddesi açısından değerlendirilirken, 'kişisel alanın 3-4 m² arasında olması' durumu tek başına ihlal için yeterli görülmüş müdür? Mahkeme, bu tür durumlarda hangi 'kümülatif etki'yi dikkate almaktadır ve Yasak davasında bu etki nasıl sonuçlanmıştır?
AİHM Yasak/Türkiye kararında (§ 111-114), başvuranın Çorum Ceza İnfaz Kurumu'ndaki F-5 ünitesinde tutulduğu yaklaşık 14 aylık sürede kişisel alanının zaman zaman 3-4 m² aralığına (3,6 m² ile 4,6 m² arasında) düştüğü tespit edilmiştir. AİHM'in yerleşik içtihadına göre (Muršić/Hırvatistan [BD]), bir tutuklunun hücresinde 3 m²'den az kişisel alana sahip olması, kendi başına 3. maddenin ihlali yönünde güçlü bir karine oluşturur. Kişisel alanın 3 ile 4 m² arasında olması durumunda ise, alan eksikliği tek başına ihlal için yeterli değildir; ancak bu durum, tutukluluk koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemli bir faktör olmaya devam eder. Bu gibi durumlarda Mahkeme, alan eksikliğine eşlik eden diğer maddi koşulların 'kümülatif etkisini' dikkate alır. Bu diğer koşullar arasında şunlar sayılabilir: * Yürüme avlusuna veya doğal hava ve ışığa erişimin olmaması veya yetersizliği, * Kötü havalandırma, * Binalarda yetersiz veya çok yüksek bir sıcaklığın olması, * Tuvalette mahremiyetin olmaması, * Kötü sıhhi ve hijyenik koşullar, * Yatak olmaması veya yetersiz yatak koşulları. Eğer 3-4 m²'lik kişisel alana bu tür olumsuz koşullardan biri veya birkaçı eşlik ediyorsa, AİHM genellikle Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır. Yasak davasında Mahkeme, başvuranın F-5 ünitesindeki kişisel alanının bu aralıkta olduğunu kabul etmekle birlikte, diğer koşulları da incelemiştir. Sıhhi tesislerin bir kapıyla ayrıldığı, günlük soğuk ve sıcak suya erişimin olduğu, yeterli sayıda pencere bulunduğu ve dış avluya uzun süreli erişim sağlandığı, genel temizlik, havalandırma ve aydınlatma koşullarının standartlara uygun olduğu tespit edilmiştir (§ 112). Başvuranın uzun süre yerde şiltede uyumak zorunda kalmış olmasını endişe verici bulsa da, bu durumun tek başına veya diğer maddi koşullarla birlikte, ilgiliyi tutukluluğa bağlı kaçınılmaz acı düzeyinin üzerinde bir sıkıntıya maruz bıraktığı konusunda ikna olmamıştır (§ 113). Sonuç olarak Mahkeme, tutukluluk koşullarının 'kümülatif etkisini' değerlendirmiş ve bu koşulların bir bütün olarak Sözleşme'nin 3. maddesi anlamında insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele eşiğine ulaşmadığına karar vererek ihlal bulmamıştır (§ 114). Yani, kişisel alanın 3-4 m² arasında olması önemli bir faktör olmakla birlikte, diğer koşulların genel olarak kabul edilebilir bulunması nedeniyle ihlal sonucuna varılmamıştır.