CMK m. 174 gerekçesinde, iddianamenin iadesi üzerine savcının izleyebileceği yollardan biri 'iade kararına karşı itiraz kanun yoludur' denmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39943 E. sayılı kararında, ilk iade kararında belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemeyeceği belirtilmiştir. Eğer savcı ilk iade kararına itiraz etmiş ve itirazı reddedilmişse, sonrasında eksiklikleri giderip yeniden iddianame sunduğunda, mahkeme hala ilk iade kararında belirtilmeyen bir sebeple iade kararı verebilir mi?
Hayır, mahkeme ilk iade kararında belirtilmeyen bir sebeple iade kararı veremez. CMK m. 174/4'ün ikinci cümlesi ('İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.') bu konuda çok açıktır ve bu kural, savcının ilk iade kararına itiraz edip etmemesinden veya itirazının sonucundan bağımsız olarak geçerlidir. Süreç şu şekilde işler: 1. Mahkeme, iddianameyi inceler ve CMK m. 174/1'deki iade sebeplerinden biri veya birkaçı varsa, bu sebepleri açıkça belirterek iddianameyi iade eder. 2. Cumhuriyet savcısı bu iade kararına karşı itiraz edebilir (CMK m. 174/5). * Eğer savcı itiraz etmezse veya itirazı merci tarafından reddedilirse, iade kararı kesinleşir. Savcı, bu kesinleşen iade kararında belirtilen eksiklikleri gidermek ve hatalı noktaları düzeltmekle yükümlüdür. Bu eksiklikleri giderdikten sonra yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. * Eğer savcının itirazı merci tarafından kabul edilir ve iade kararı kaldırılırsa, mahkeme iddianameyi kabul etmek zorundadır. Her iki durumda da (savcının itirazının reddedilmesi ve eksiklikleri gidererek yeniden iddianame sunması ya da itirazının kabul edilmesi ve mahkemenin iddianameyi kabul etmek zorunda kalması), mahkeme artık *ilk iade kararında belirtmediği yeni bir nedenle* iddianameyi iade edemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39943 E., 2022/9821 K. sayılı kararı da bu 'amir düzenlemeye' vurgu yapmaktadır. Bu kuralın amacı, mahkemenin iddianameyi ilk incelemede titizlikle ele almasını ve tüm iade sebeplerini tek seferde ortaya koymasını sağlamak, böylece iade sürecinin bir kısır döngüye dönüşerek yargılamayı gereksiz yere uzatmasını engellemektir. Savcı, iade kararındaki somut eksiklikleri giderdiğinde, artık başka 'sürpriz' iade nedenleriyle karşılaşmamalıdır.