HMK m. 114/1-d uyarınca 'Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları' dava şarttır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/16289 E. sayılı kararında, dava devam ederken davacılardan bazılarının hisselerini dava dışı şahıslara devretmesi durumunda mahkemenin HMK m. 125/2 uyarınca nasıl bir yol izlemesi gerektiği belirtilmiştir? Bu usulün izlenmemesinin sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47109

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/16289 E., 2017/17592 K. sayılı kararında, muhdesatın tespiti davası devam ederken davacılardan bazılarının dava konusu taşınmazdaki hisselerini dava dışı şahıslara devrettikleri tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol HMK m. 125/2'de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, davanın açılmasından sonra, dava konusunun (somut olayda taşınmaz hissesi) davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Yani, dava yeni malike (devralana) karşı veya onun tarafından devam ettirilir. Yargıtay, mahkemenin öncelikle HMK m. 125/2 uyarınca davada taraf değişikliğini (dava konusunu devralan yeni maliklerin davacı sıfatıyla davaya dahil edilmesini) sağlaması, yeni maliklere davayı ihbar ederek davaya katılıp katılmayacaklarını sorması, katıldıkları takdirde delillerini sunmaları için süre ve imkan tanıması gerektiğini belirtmiştir. Bu usulün izlenmemesi ve 'bir kısım davacıların malik olmadığı' gibi bir gerekçeyle karar verilmesi (ki bu devir nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur) doğru bulunmamıştır. Bu usulün izlenmemesinin sonucu, kararın usul yönünden bozulmasıdır. Çünkü usulüne uygun taraf teşkili, HMK m. 114/1-d kapsamındaki taraf ehliyeti ve dava takip yetkisiyle de bağlantılı olarak temel bir dava şartıdır. Dava konusunu devralan kişinin davaya dahil edilmemesi, onun hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ve adil yargılanma hakkını ihlal edebilir. Mahkeme, re'sen taraf değişikliğini gözeterek gerekli usuli işlemleri yapmalıdır.