Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2018/4317 E. sayılı kararında, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun (bir şüpheli yönünden basit yaralama) bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde CMK m. 253/3'teki 'uzlaşma hükümleri uygulanmaz' kuralının, birden fazla şüpheli ve mağdur olduğunda nasıl yorumlanması gerektiği belirtilmiştir? Suç ve cezaların şahsiliği ilkesi bu yorumda nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47108

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2018/4317 E., 2018/11662 K. sayılı kararında, CMK m. 253/3'teki 'Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.' hükmünün, birden fazla şüpheli ve mağdurun olduğu durumlarda nasıl yorumlanacağı ele alınmıştır. Kararda, müşteki şüphelilerden birinin (A kişisi) üzerine atılı basit yaralama eyleminin uzlaştırmaya tabi olduğu, ancak bu eylemin uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla (muhtemelen diğer şüpheli B'nin işlediği veya A'nın B ile birlikte işlediği ve uzlaşmaya tabi olmayan bir suç) birlikte işlendiği bir durum söz konusudur. İtiraz mercii, CMK m. 253/3 gereği uzlaşma uygulanamayacağı ve suçun hukuki nitelendirmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği gerekçesiyle iade kararını kaldırmıştır. Yargıtay ise bu kararı hukuka aykırı bulmuştur. Gerekçesi şöyledir: CMK m. 174/1-c, uzlaşmaya tabi olduğu açıkça anlaşılan işlerde bu usul uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesini öngörür. Suç ve cezaların şahsiliği prensibi gereğince, mağdura yönelik bir başka şüpheli tarafından işlenen suçlar açısından şüpheli-mağdur ilişkisinin ayrı ayrı gözetilmesi gerekir. Bir şüphelinin üzerine atılı suç uzlaştırmaya tabi değilse, bu durum, diğer şüphelinin (aynı olayda farklı bir mağdura karşı veya farklı bir eylemle) üzerine atılı ve normalde uzlaştırmaya tabi olan bir suç için de uzlaştırma işlemlerinin yapılmayacağı şeklinde bir genellemeye yol açmamalıdır. Böyle bir genelleme, uzlaştırma müessesesinin getiriliş amacına aykırıdır. Uzlaştırma işleminin her bir mağdur ve şüpheli yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla, bir şüphelinin işlediği iddia edilen suçlardan biri uzlaşma kapsamında değilse, bu durum o şüphelinin aynı olay bağlamında işlediği veya başka bir şüphelinin işlediği ve normalde uzlaşmaya tabi olan diğer suçlar için uzlaştırma yolunu otomatik olarak kapatmaz. Her bir suç ve şüpheli-mağdur ilişkisi ayrı değerlendirilerek uzlaştırma imkanı araştırılmalıdır. Bu yorum, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin bir gereğidir; bir kişinin durumu, diğerinin durumunu olumsuz etkilememelidir (eğer suçlar arasında CMK m. 253/3'teki gibi doğrudan bir bağlantı yoksa). Somut olayda, müşteki şüphelilerden birinin eylemi uzlaştırmaya tabi ise, bu işlem yapılmadan iddianame düzenlenmesi iade sebebidir.