Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2016/19467 E. sayılı kararında, Suriye uyruklu suça sürüklenen çocukların kimliklerinin sadece beyanlarına dayanılarak iddianameye yazıldığı gerekçesiyle verilen iade kararı ve bu karara itirazın reddi, kanun yararına bozma isteminde nasıl değerlendirilmiştir? Geçici Koruma Yönetmeliği'nin bu konudaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47104

Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2016/19467 E., 2017/3656 K. sayılı kararında, Suriye uyruklu suça sürüklenen çocukların (SSÇ) kimliklerinin, dosyada hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan şüpheli beyanına göre belirlendiği, hazırlık soruşturmasında şüphelinin kimliğinin tereddüde neden olmayacak şekilde tespit edilmeden dava açılamayacağı gerekçesiyle yerel mahkemenin iddianameyi iade ettiği ve itiraz merciinin de bu iadeye yapılan itirazı reddettiği bir durum söz konusudur. Kanun yararına bozma isteminde, bu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Yargıtay, değerlendirmesinde öncelikle genel ilkeleri (CMK m. 170/3-a, şüphelinin kimliğinin iddianamede gösterilmesi gerekliliği) ve Yargıtay içtihatlarını (şüphelinin kimliğinin resmi belge ile ispatının zorunlu olmadığı, tutarlı beyanına dayanılabileceği) hatırlatmıştır. Daha sonra, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Geçici Koruma Yönetmeliği hükümlerine değinmiştir. Bu yönetmeliğin 21. maddesine göre, kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi gibi biyometrik verilerinin alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği; 22. maddesine göre ise kayıt işlemleri tamamlananlara geçici koruma kimlik belgesi ve yabancı kimlik numarası verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, SSÇ'lerin kimlik bilgilerinin (ad-soyad, anne-baba adı, doğum tarihi, uyruk) iddianamede belirtildiği, kollukta usulüne uygun parmak izi ve fotoğraflarının alındığı anlaşılmıştır. Yargıtay, Suriye'deki durum nedeniyle adli yardımlaşmanın zorluklarına da işaret ederek, soruşturma makamının SSÇ'lerin beyanları üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile kolluk tarafından alınan parmak izi ve fotoğraflarını Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne göndererek Geçici Koruma Yönetmeliği kapsamında kayıtlarının olup olmadığını, varsa yabancı kimlik numaralarını ve adres kayıtlarını tespit edip iddianame düzenlemesinin mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu tespitler yapılmadan, sadece 'beyana dayalı kimlik' gerekçesiyle verilen iade kararını ve buna itirazın reddini usul ve yasaya uygun bulmayarak kanun yararına bozma talebini reddetmiştir. Yani, yönetmelikteki imkanlar kullanılmadan verilen iade kararını yerinde bulmuştur. Savcılığın bu araştırmaları yapması beklenir.