HMK m. 114/1-d 'Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.' bir dava şartıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/244 E. sayılı kararında, yargılama sırasında kısıtlanan davacı adına vasisinin husumete izin kararı alması ve temyiz dilekçesinin kısıtlı tarafından verilmesi durumlarında hangi usuli işlemlerin yapılması gerektiği belirtilmiştir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/244 E., 2017/691 K. sayılı kararında, yargılama sırasında kısıtlanan ve kendisine vasi atanan davacıyla ilgili iki önemli usuli sorun tespit edilmiş ve yapılması gerekenler belirtilmiştir: 1. **Husumete İzin Kararı (TMK m. 462/8):** Davacı yargılama sırasında kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi uyarınca, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin (kısıtlı adına) dava açması (veya devam eden davayı takip etmesi) için vesayet makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) izni gereklidir. Dava ve taraf ehliyeti (HMK m. 114/1-d) dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Dosyada bu 'husumete izin' kararının bulunmadığı tespit edildiğinden, bu kararın dosyaya ibrazının sağlanması gerektiği bir ön sorun olarak ele alınmıştır. 2. **Kısıtlının Temyiz Dilekçesi ve Vasinin İcazeti (TMK m. 451):** Temyize konu karar davacının vasisine usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, temyiz dilekçesinin bizzat kısıtlı davacı tarafından verildiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 451. maddesi, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla (icazetiyle) yükümlülük altına girebileceğini veya bir haktan vazgeçebileceğini düzenler. Bu durumda, kısıtlının yaptığı temyiz işleminin geçerli olabilmesi için vasinin buna icazet vermesi gerekir. HGK, davacının vasisine 'kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği' kaydını içerir bir tebligat çıkarılması ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesi gerektiğini ikinci bir ön sorun olarak değerlendirmiştir. Bu usuli eksiklikler giderilmeden işin esasına geçilemeyeceği vurgulanmıştır.