Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/24940 E. sayılı kararında, fazla mesai ve bayram çalışmaları alacaklarına ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuki yarar (HMK m.114/1-h) açısından nasıl değerlendirilmiştir? Tanık beyanlarına dayalı alacaklarda hakimin takdiri indirim yapma olasılığı, alacağın 'belirsiz' kabul edilmesinde nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47101

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/24940 E., 2018/1002 K. sayılı kararında, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açılması konusu değerlendirilmiştir. Kararda, davacının taleplerini tanık anlatımları ile ispatlayacağını belirttiği durumlarda, çalışma sürelerini belirleyebilmekte ise de, mahkemenin hesaplanan miktardan hangi oranda 'takdiri indirim' yapacağını bilebilecek durumda olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür tanık beyanlarına dayalı alacaklarda (özellikle ispatı kesin kayıtlara dayanmayan fazla çalışma, hafta tatili, UBGT alacaklarında) hakimin, çalışma şekli, işin niteliği, tanıkların durumu gibi faktörleri göz önünde bulundurarak hesaplanan miktardan uygun bir oranda (genellikle %20-30 civarında) takdiri indirim yapması kabul edilmektedir. Bu takdiri indirim oranının baştan davacı tarafından kesin olarak bilinmesi mümkün olmadığından, alacağın tam ve kesin miktarının belirlenmesi davacıdan beklenemez. Bu nedenle Yargıtay, bu gibi durumlarda alacağın 'belirsiz' kabul edilmesi gerektiğini ve belirsiz alacak davası (HMK m. 107) açılmasında hukuki yararın bulunduğunu kabul etmektedir. Kararda, mahkemenin bu alacakları belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddetmesi hatalı bulunmuş ve bu alacaklar yönünden esasa girilerek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yani, hakimin takdir yetkisine bağlı bir unsurun (takdiri indirim) varlığı, alacağı belirsiz hale getirebilmekte ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için hukuki yarar sağlamaktadır.