HMK m. 114/1-h 'Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması' bir dava şartıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/22944 E. sayılı kararında, aile konutu şerhi konulması talepli bir davada, 6518 sayılı Kanunla TMK m. 194/3'te yapılan değişiklik sonrasında davacının dava açmakta hukuki yararının neden kalmadığı açıklanmıştır? Bu durum, 'dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur' ilkesiyle nasıl bağdaşır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/22944 E., 2018/3621 K. sayılı kararında, aile konutu şerhi konulması talepli bir davada hukuki yarar konusu değerlendirilmiştir. TMK m. 194/3'te 06.02.2014 tarihli 6518 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eşin, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini doğrudan tapu müdürlüğünden isteyebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay, bu yasal değişiklikten sonra, tapu müdürlüğünün talebi hukuken veya fiilen yerine getirmediği belgelendirilmedikçe, malik olmayan eşin tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulmasını doğrudan dava yoluyla istemekte artık hukuki yararının kalmadığını belirtmiştir. Çünkü aynı sonucu (aile konutu şerhinin konulmasını) tapu müdürlüğüne yapacağı basit bir başvuruyla elde etmesi imkan dahiline girmiştir. Bu durum, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2020/1812 E. sayılı kararında da zikredilen 'Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur.' ilkesiyle tam olarak bağdaşmaktadır. Eğer bir hak veya talep, daha basit, daha az masraflı ve daha hızlı bir idari veya hukuki yolla elde edilebiliyorsa, kişinin doğrudan dava açarak mahkemeleri gereksiz yere meşgul etmesinde korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır. Aile konutu şerhi için tapu müdürlüğüne başvuru, dava açmaktan çok daha basit ve hızlı bir yoldur. Ancak bu yol tüketildikten sonra (örneğin, tapu müdürlüğü talebi haksız yere reddederse) dava açmakta hukuki yarar tekrar doğabilir. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK m. 114/1-h uyarınca bir dava şartı olduğundan, bu eksiklik davanın usulden reddini gerektirir.