Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/10707 E. sayılı kararında, Facebook üzerinden işlendiği iddia edilen hakaret suçunda, mahkemenin 'istinabe yolu ile Facebook Inc. yetkililerinden kullanıcı kimlik bilgileri ve IP numaralarının tespit edilmediği' gerekçesiyle iddianameyi iade etmesi CMK m. 174/1-b (suçun sübutuna etki edecek mutlak delil toplanmaması) kapsamında nasıl değerlendirilmiştir? Şüphelinin ikrarı ve bilgisayarındaki bulgular bu değerlendirmede rol oynamış mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47096

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/10707 E., 2016/137 K. sayılı kararında, mahkemenin, Facebook üzerinden işlendiği iddia edilen hakaret suçuna ilişkin iddianameyi, yurt dışındaki Facebook Inc. şirketinden istinabe yoluyla kullanıcı kimlik bilgileri ve IP numaraları tespit edilmediği gerekçesiyle iade etmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay'ın bu sonuca varmasında şu unsurlar etkili olmuştur: 1. **Mevcut Delillerin Yeterliliği:** Dosyada, şüpheli Süleyman Gencel'e ait bilgisayarın hard diski üzerinde yapılan incelemede, 'facebook/suleyman.gencel.1' id numaralı profil sayfasına birçok defa giriş yapıldığına dair Adli Bilişim Büro Amirliği raporu bulunmaktadır. 2. **Şüphelinin İkrarı:** Şüpheli, emniyette müdafii huzurunda verdiği ifadede şikayete konu yorumları kendisinin yaptığını ikrar etmiş ve profil adresinin kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Diğer şüpheli de benzer şekilde yazışmaları ikrar etmiştir. 3. **İstinabe Taleplerinin Sonuçsuz Kalma Olasılığı:** Kararda, Amerika Birleşik Devletleri ceza mevzuatına göre hakaret eyleminin suç sayılmaması sebebiyle bu tür istinabe taleplerinin genellikle olumsuz cevaplandığı ve bu durumun soruşturmanın gereksiz yere uzamasına yol açacağı belirtilmiştir. Yargıtay, bu nedenlerle, suçun sübutuna etki eden mutlak delillerin (özellikle şüphelilerin ikrarı ve bilgisayar inceleme raporu gibi) dosyada toplandığını değerlendirmiştir. Facebook'tan IP bilgisi alınması gibi bir delilin toplanmamış olmasını, mevcut deliller ışığında 'suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan' bir delil eksikliği olarak görmemiştir. Savcının, CMK m. 170/2 uyarınca, toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenleyeceği ilkesinden hareketle, mevcut delillerin dava açmak için yeterli olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, iade kararına yapılan itirazın kabulü gerekirken reddedilmesi isabetsiz bulunmuştur.