CMK m. 174/1-b'ye göre 'Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen' iddianame iade edilir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/3633 E. sayılı kararında, suç eşyasının satın alınması suçunda, motosiklet sahibinin tespit edilememesi bu kapsamda bir eksiklik olarak görülmüş müdür? Bu tespitin suçun sübutu açısından önemi nedir?
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/3633 E., 2016/5941 K. sayılı kararında, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK m. 165) suçundan düzenlenen iddianamenin, suça konu motosikletin sahibinin tespit edilemediği gerekçesiyle iadesi kararını onamıştır. Yargıtay, bu suçla korunan hukuki değerin kişilerin malvarlığı ve kamu düzeni olduğunu, suçun konusunun ise 'bir suçun işlenmesi suretiyle veya bir suçun işlenmesi dolayısıyla elde edilmiş olan şey' olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, öncelikle suça konu motosikletin daha önce işlenmiş bir suçtan (örneğin hırsızlık) elde edilmiş olup olmadığının ve failin de bu öncül suça iştirak etmediğinin belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Motosiklet sahibinin (yani potansiyel mağdurun) tespit edilmesi, motosikletin gerçekten bir suçtan elde edilip edilmediğini, ne zaman ve nasıl çalındığını veya kaybolduğunu, dolayısıyla 'suç eşyası' vasfını taşıyıp taşımadığını belirlemek açısından 'suçun sübutuna etki edecek mutlak bir delil' niteliğindedir. Eğer eşyanın bir suçtan elde edildiği kanıtlanamazsa, TCK m. 165'teki suçun maddi unsuru oluşmayacaktır. Kararda, 'Cumhuriyet savcısının, suça konu motosikletin kime ait olduğunu tespit etmesinin, daha önce işlenmiş bir suçtan elde edildiğinin belirlenmesi açısından gerekli olduğundan, mağdurun kim olduğu belirlenmeden iddianame düzenlemesi usul ve yasaya aykırıdır.' denilmiştir. Bu nedenle, mağdurun (motosiklet sahibinin) tespiti, suçun temel unsurlarından olan 'eşyanın suçtan elde edilmiş olması'nın ispatı için zorunlu görüldüğünden, bu eksiklik CMK m. 174/1-b kapsamında bir iade sebebi olarak kabul edilmiştir.