HMK m. 114/1-i 'Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması' bir olumsuz dava şartıdır. Hukuk Genel Kurulu 2019/690 E. sayılı kararında kesin hükmün 'şekli' ve 'maddi' anlamı nasıl açıklanmıştır? Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın hangi maddesinde düzenlenmiştir?
Hukuk Genel Kurulu 2019/690 E., 2021/299 K. sayılı kararında kesin hüküm, bir hukuki uyuşmazlığı kesin olarak çözen son karar olarak tanımlanmıştır. Kesin hüküm, hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağladığı için kamu yararı ile doğrudan ilgilidir ve çelişik kararların ortaya çıkmasını engeller. Kararda kesin hükmün iki anlamı açıklanmıştır: 1. **Şekli Anlamda Kesinlik:** Bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını ifade eder. Yani, karara karşı ya hiç kanun yolu bulunmaması ya da var olan kanun yollarının tüketilmiş olması durumudur. 2. **Maddi Anlamda Kesinlik:** Bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın (aynı taraflar, aynı dava sebebi ve aynı talep sonucu ile) tekrar açılamamasını ifade eder. Kararda ayrıca, maddi anlamda kesin hükmün koşullarının HMK'nın 303. maddesinde düzenlendiği belirtilmiştir. HMK m. 303/1'e göre, bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin (vakıaların) ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. HMK m. 114/1-i'deki dava şartı, maddi anlamda kesin hükmün varlığı durumunu ifade eder.