HMK Madde 114 gerekçesinde, maddenin (ğ) bendinde yapılan düzenlemeyle, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşının dava açması durumunda teminat gösterme yükümlülüğünün dava şartı haline getirilmesinin, 1086 sayılı Kanunun 187. maddesinin (1) numaralı bendindeki hangi uygulamaya son verdiği belirtilmektedir? Bu değişikliğin pratik anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47081

HMK Madde 114 gerekçesinde, maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yapılan düzenlemeyle, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşının Türkiye’de dava açması durumunda, göstermesi gereken teminatın gereğini yerine getirmemesi hâlinin bir dava şartı olarak öngörüldüğü belirtilmiştir. Bu düzenleme ile 1086 sayılı Kanunun (HUMK) 187. maddesinin (1) numaralı bendinde yer alan ve Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan Türk vatandaşlarının Türkiye’de dava açması hâlinde bu hususun (teminat eksikliğinin) 'ilk itiraz' olarak ileri sürülmesini öngören düzenlemenin varlığına son verilmiştir. Bu değişikliğin pratik anlamı şudur: 1. **İleri Sürülme Zamanı ve Şekli:** İlk itirazlar, kural olarak sadece davanın başında ve cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilir. Dava şartları ise davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece de re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. 2. **Sonuçları:** İlk itirazın süresinde ileri sürülmemesi halinde o hak düşer (örn: yetki itirazı). Dava şartı eksikliği ise, mahkeme tarafından her zaman dikkate alınır ve giderilebilir bir eksiklik değilse veya süresinde giderilmezse davanın usulden reddine karar verilir. Dolayısıyla, teminat gösterme yükümlülüğünün bir dava şartı haline getirilmesi, bu konunun daha sıkı bir şekilde denetlenmesini, yargılamanın herhangi bir aşamasında gündeme getirilebilmesini ve eksikliği halinde daha kesin bir sonuç olan davanın usulden reddine yol açmasını sağlamıştır. Bu, alacaklı olabilecek davalının haklarını daha etkin korumayı amaçlar.