CMK m. 174/1-b 'Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen' iddianamenin iadesini öngörür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11760 E. sayılı kararında, takibi şikayete bağlı olmayan bir suçta, yurt dışında yaşayan müştekinin beyanının alınamamış olması bu kapsamda bir iade sebebi olarak görülmüş müdür? Gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11760 E., 2021/13654 K. sayılı kararında, müştekiye ait boş evin kapısı zorlanarak PVC cam çerçevelerinin çalınmaya kalkışılması şeklinde gerçekleşen olayda (nitelikli hırsızlığa teşebbüs gibi anlaşılıyor), müştekinin beyanının alınamamış olması CMK m. 174/1'de düzenlenen iade sebepleri arasında sayılmamıştır. Yargıtay, bu hususun (atılı suçların hiçbirisinin takibinin şikayete bağlı olmaması da nazara alındığında) aynı fıkranın (b) bendinde belirtilen, suçun sübutuna etki edecek mutlak delillerden olmadığını belirtmiştir. Dosya kapsamında müştekinin uzun yıllardır yurt dışında yaşadığından beyanının alınamadığı, ancak kimlik bilgilerinin belirlendiği anlaşılmıştır. Suçun takibi şikayete bağlı olmadığından, müştekinin beyanının yokluğu tek başına suçun sübutunu etkileyecek 'mutlak' bir delil eksikliği olarak görülmemiştir. Diğer deliller (örneğin olay yeri incelemesi, tanık beyanları, sanık ikrarı vb.) suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, sırf yurt dışındaki müştekinin beyanı alınamadı diye iddianamenin iadesi gerekmez. Mahkeme, kovuşturma aşamasında da istinabe gibi yollarla müştekinin beyanını almaya çalışabilir. Bu nedenle, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.