HMK m. 114/1-b 'Yargı yolunun caiz olması' bir dava şartıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1209 E. sayılı kararında, davalı idarenin denetimindeki yolda bulunan çukur nedeniyle meydana gelen kaza sonucu açılan tazminat davasında yargı yolu nasıl değerlendirilmiştir? İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlarda hangi yargı kolu görevlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47079

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1209 E., 2018/5312 K. sayılı kararında, davalı ... (Karayolları Genel Müdürlüğü gibi bir idare olduğu anlaşılıyor) bir kamu kurumudur ve kural olarak işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda, davacı, davalı idarenin denetimindeki yol üzerinde bulunan çukur nedeniyle kaza meydana geldiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yargıtay'a göre, görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi 'hizmet kusuru' niteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 2/1-b maddesi gereğince İdare'ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Yargı yolu, HMK m. 114/1-b uyarınca bir dava şartıdır ve kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınır. Bu nedenle, adli yargı mahkemesinin (somut olayda Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılıyor) davalı idare yönünden yargı yolu caiz olmadığından görevsizlik kararı vermesi gerekirken (aslında yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddi demesi daha doğru olurdu), işin esasını çözümlemesi usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davalarında görevli yargı kolu idari yargıdır.