HMK m. 114/1-f uyarınca vekilin 'usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması' dava şartıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/3369 E. sayılı kararında, vekaletnamesi süreli olan ve bu süre dolduktan sonra kendisine tebligat yapılan avukatla ilgili olarak mahkemenin nasıl bir işlem yapması gerektiği belirtilmiştir? Bu durum, HMK m. 77 ile nasıl bir paralellik gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47077

HMK m. 114/1-f, vekilin usulüne uygun ve geçerli bir vekaletnameye sahip olmasını dava şartı olarak kabul eder. Vekaletnamenin süreli olması ve bu sürenin dolması, vekilin temsil yetkisinin sona ermesi anlamına gelir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/3369 E., 2018/6188 K. sayılı kararında, davalı şirket vekili olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği avukatın vekaletnamesinin süresinin (31.12.2015) dolduğu, kararın ise bu tarihten sonra (08.02.2016) tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda Yargıtay, HMK m. 77 (Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması) gereğince işlem yapılmasını istemiştir. Buna göre, adı geçen avukata, davalı şirket vekili olduğuna dair yeni vekaletnamesini ibrazı için kesin süre içerir bir muhtıra tebliğ edilmeli; vekaletname sunulmazsa, bu kez asile (davalı şirkete) yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile bildirmesi için kesin süre içeren bir muhtıra tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Vekaletname ibraz edilirse işlemler geçerli sayılacak, edilmezse gıyabi hükmün (kararın) davalı şirkete usulünce tebliğ edilmesi ve temyiz sürecinin buna göre işletilmesi gerekecektir. HMK m. 77, vekaletnamesiz veya yetkisiz vekilin yaptığı işlemlerin akıbetini düzenler ve asilin onayı (icazeti) veya yeni vekaletname sunulması için süre verilmesini öngörür. Bu, dava şartı olan vekaletname eksikliğinin giderilebilir bir noksanlık olmasına imkan tanır (HMK m. 115/2).