HMK m. 114/1-d 'Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları'nı dava şartı olarak düzenler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/5208 E. sayılı kararında, davacılardan birinin karar tarihinden sonra vefat etmesi durumunda mahkemenin nasıl bir usuli işlem yapması gerektiği belirtilmiştir? Bu durum elbirliği mülkiyeti hükümleriyle nasıl ilişkilendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47071

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/5208 E., 2018/8002 K. sayılı kararında, davacılardan birinin karar tarihinden sonra vefat ettiği ve mirasçılarının bulunduğu tespit edilmiştir. Ölümle birlikte ölen kişinin taraf ehliyeti sona erer (TMK m. 28). Bu durumda, ölen davacının terekesi mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) hükümlerine tabi olur. TMK m. 640 ve m. 702 uyarınca, elbirliği mülkiyetine tabi bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin (dava açma ve yürütme dahil) tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunludur. Kararda, mirasçılardan bazılarının aynı zamanda davalı olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğu belirtilmiş ve bu durumda mahkemenin terekeye bir temsilci (kayyım) tayin ettirerek taraf teşkilini sağlaması, bundan sonra işin esasına girerek bir karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Taraf ehliyeti HMK m. 114/1-d uyarınca bir dava şartı olduğundan ve davanın her aşamasında (karar kesinleşinceye kadar) var olması gerektiğinden, bu eksikliğin giderilmesi usuli bir zorunluluktur. Aksi halde verilen karar usul ve yasaya aykırı olur.