AİHM Yasak/Türkiye kararında (17389/20), başvuranın Sözleşme'nin 3. maddesi kapsamındaki tutulma koşullarına ilişkin şikayetleri nasıl değerlendirilmiştir? Mahkeme, özellikle Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumundaki aşırı kalabalık iddiaları ve kişisel alan hesaplamasında hangi kriterleri dikkate almıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47053

AİHM Yasak/Türkiye kararında, başvuranın gözaltı koşullarına ilişkin şikayetleri iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. Çorum Ceza İnfaz Kurumundaki tutukluluk koşulları (F-5 ve F-10 üniteleri) açısından ise, Mahkeme öncelikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası cezaevlerindeki genel aşırı kalabalık durumunu not etmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu kararına göre Çorum Cezaevi kapasitesinin 477'den 1.592'ye çıkarıldığı, fiili tutuklu sayısının ise 1.950-2.000 arasında olduğu belirtilmiştir. Mahkeme, kişisel alan hesaplamasında Hükümetin sunduğu toplam alan (241,36 m²) yerine, tutukluların fiilen kullandığı yaşam alanlarını (ortak yaşam alanı 90 m², yatakhaneler 86,94 m²) dikkate almıştır. Dış avlu (64,36 m²) ve sıhhi tesisler (6,42 m²) bu hesaptan çıkarılmıştır. Başvuranın F-5 ünitesinde 3,6-4,6 m², F-10 ünitesinde ise 4-6 m² kişisel alana sahip olduğu tespit edilmiştir. 3 m²'nin altındaki alanın kendiliğinden ihlal oluşturduğu, 3-4 m² arasındaki alanın ise diğer olumsuz koşullarla (yetersiz havalandırma, ışık, hijyen, yatak olmaması vb.) birleştiğinde ihlal oluşturabileceği ilkesinden hareketle Mahkeme, başvuranın kişisel alanının kritik eşiğin altına düşmediğini, havalandırma, ışık, hijyen gibi koşulların genel olarak yeterli olduğunu, dış avluya erişimin sağlandığını belirtmiştir. Başvuranın uzun süre yerde şiltede yatmak zorunda kalmış olmasını endişe verici bulsa da, bu durumun tek başına veya diğer koşullarla birlikte Sözleşme'nin 3. maddesi anlamında insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele eşiğine ulaşmadığı sonucuna vararak ihlal olmadığına karar vermiştir. (Bkz. Muršić/Hırvatistan [BD], İlerde ve diğerleri/Türkiye).