CMK Madde 174/2 'Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.' hükmü ile CMK Madde 174 gerekçesinde belirtilen 'görev veya yetki konusunda iddianamede açık bir yanlışlık veya çelişki varsa iade mümkündür' ifadesi arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Bir mahkeme, savcının görevli mahkeme olarak belirttiği mahkemenin yanlış olduğunu düşünüyorsa iddianameyi iade edebilir mi?
CMK m. 174/2, savcının suçu hukuken nasıl nitelendirdiğine (örneğin, eylemin hırsızlık mı, güveni kötüye kullanma mı olduğuna) mahkemenin katılması zorunluluğu olmadığını, bu nedenle sırf bu nitelendirme farkı nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceğini belirtir. Hakim, CMK m. 225 uyarınca savcının nitelendirmesiyle bağlı değildir. Ancak, CMK m. 174 gerekçesi, iddianamenin CMK m. 170/3 uyarınca 'görevli ve yetkili mahkemeye' hitaben düzenlenmesi gerektiğini, eğer iddianamenin kendisinden görevli veya yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmediği *açıkça* anlaşılabiliyorsa (örneğin, Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazılıp Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren bir ceza istenmesi gibi bariz bir çelişki varsa) iade edilebileceğini belirtir. Buradaki denge şudur: Savcının *eyleme verdiği hukuki vasıf* nedeniyle iade olmazken, bu vasıflandırma sonucunda veya ondan bağımsız olarak iddianamede gösterilen mahkemenin *görevsizliği veya yetkisizliği iddianamenin kendi içinden açıkça anlaşılıyorsa* ve bir çelişki yaratıyorsa, CMK m. 170'e aykırılık nedeniyle iade gündeme gelebilir. Ancak gerekçede belirtildiği gibi, eğer savcının görev veya yetki konusundaki değerlendirmesinde bir çelişki yoksa, mahkeme sırf savcıyla aynı kanaatte olmadığı için iddianameyi iade edemez; bu durumda iddianameyi kabul edip, sonrasında görevsizlik/yetkisizlik kararı verebilir (CMK m. 5). Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2035 E., 2017/5408 K. sayılı kararı da bu hususa değinmiştir.