Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/657 E., 2021/491 K. sayılı kararında 'taraf sıfatı' (husumet) ile 'dava şartları' arasındaki ilişki nasıl açıklanmıştır? Mahkemenin sıfat yokluğunu tespit etmesi halinde vereceği karar HMK 115 kapsamında bir 'usulden ret' kararı mıdır, yoksa esasa ilişkin bir karar mıdır?
Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/657 E., 2021/491 K. sayılı kararında, HMK m. 114/1-d'de dava ve taraf ehliyetinin dava şartı olarak sayıldığı, ancak husumetin (taraf sıfatının) dava şartları arasında sayılmadığı belirtilmiştir. Taraf sıfatı, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder ve maddi hukuka göre belirlenir. Karara göre, sıfat dava şartı olmayıp, bir itirazdır. Bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Sıfat yokluğu tespit edildiğinde davanın 'sıfat yokluğundan reddi' gerekir. HGK, mahkemenin 'pasif husumet şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine' şeklinde hüküm kurmuş olsa da, sıfat yokluğunun dava şartı teşkil etmemesi ve bu yönde verilen bir kararın esasa ilişkin bir hüküm mahiyeti taşıması nedeniyle aslında davanın usulden değil esastan reddedildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, sıfat yokluğundan ret kararı, HMK 115 kapsamında bir dava şartı eksikliğinden usulden ret değil, davanın esasını etkileyen bir ret kararıdır.