HMK Madde 114'te sayılan dava şartlarından hangileri 'olumlu', hangileri 'olumsuz' dava şartı niteliğindedir? Bu ayrımın pratikteki önemi nedir ve Yargıtay kararlarında bu ayrıma nasıl yansımalar görülmektedir?
HMK Madde 114'te sayılan dava şartlarından (a)'dan (h)'ye kadar olanlar (Türk mahkemelerinin yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, dava takip yetkisi, vekaletname, gider avansı, teminat, hukuki yarar) olumlu dava şartlarıdır; yani varlıkları aranır. (ı) (derdestlik) ve (i) (kesin hüküm) bentlerindeki şartlar ise olumsuz dava şartlarıdır; yani bu durumların yokluğu aranır. Olumlu dava şartlarının varlığı, olumsuz dava şartlarının ise yokluğu davanın esasına girilebilmesi için gereklidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/3280 E., 2021/5603 K. sayılı kararında ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020/1812 E., 2021/3073 K. sayılı kararında bu ayrım belirtilmiştir. Bu ayrım, dava şartı eksikliğinin giderilip giderilemeyeceği ve eksikliğin sonuçları açısından önem taşır. Örneğin, kesin hüküm (olumsuz dava şartı) varsa dava usulden reddedilir ve bu durum genellikle giderilemez. Hukuki yarar (olumlu dava şartı) yoksa yine usulden ret olur, ancak bazı durumlarda (örn: muaccel olmayan alacak davasında alacağın muaccel olması) sonradan tamamlanabilir.