CMK m. 174/1-b'de 'Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen' iddianamenin iadesi öngörülmüştür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11763 E., 2021/13647 K. sayılı kararında şüphelinin/suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınmaması bu kapsamda nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin, suça sürüklenen çocuğun ifadesi alınmadan düzenlenen iddianameyi 'suçun sübutuna doğrudan etki edecek bir delilin toplanmadığı' gerekçesiyle iade etmesini ve bu iadeye yapılan itirazın reddedilmesini incelemiştir. Yargıtay, CMK m. 170/2'ye göre soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyeceğini ve CMK m. 174'te iddianamenin iade hallerinin sınırlı sayıldığını belirtmiştir. Kararda, şüphelinin/suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınamamasının, CMK m. 174/1-b'de belirtilen 'suçun sübutuna etki edecek delillerden' olmadığı vurgulanmıştır. Dosya kapsamında çocuğun açık kimlik bilgilerinin belirlendiği de dikkate alınarak, ifadenin alınmamasının tek başına bu madde kapsamında bir iade sebebi oluşturmayacağı sonucuna varılmış ve itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu karar, şüpheli ifadesinin önemine rağmen, yokluğunun her durumda CMK m. 174/1-b kapsamında 'doğrudan sübuta etkili mevcut delil eksikliği' olarak yorumlanamayacağını göstermektedir. (CMK m. 170/2, CMK m. 174/1-b; Yargıtay 2. CD, 2021/11763 E., 2021/13647 K.)