AİHM Yasak/Türkiye kararında, başvuranın Çorum Ceza İnfaz Kurumundaki tutukluluk koşullarına ilişkin şikayeti bağlamında 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' (Sözleşme m. 35/1) kuralı nasıl uygulanmıştır? Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dışındaki yolların etkinliği konusunda AİHM ne gibi bir tespitte bulunmuştur?
AİHM Yasak/Türkiye kararında, başvuranın Çorum Ceza İnfaz Kurumundaki tutukluluk koşullarına ilişkin şikayeti açısından iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediği değerlendirilmiştir. Mahkeme, daha önceki İlerde ve diğerleri/Türkiye kararına atıfla, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hariç olmak üzere, Türk hukukunun tutukluluk koşullarından şikayetçi olan kişilere etkin bir önleyici ve/veya tazmin edici hukuk yolu sunmadığı yönündeki tespitini tekrarlamıştır. Başvuran, infaz hakimliğine ve ağır ceza mahkemesine başvurmuş, ardından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. AİHM, bu başvuruların yapılmış olmasını yeterli görerek, Hükümetin ceza infaz kurumu idaresine veya hukuk mahkemelerine başvurulmadığı yönündeki 'iç hukuk yollarının tüketilmediği' itirazını reddetmiştir. Mahkeme, hukuk mahkemeleri önündeki tazminat talebinin o dönemde makul başarı şansı sunmadığı ve uygun olmadığı sonucuna varmıştır. Gözaltı koşullarıyla ilgili şikayetinde ise, başvuranın bu konuyu Anayasa Mahkemesi'ne usulüne uygun şekilde taşımadığı için iç hukuk yollarını tüketmediği kabul edilmiştir. (AİHM Yasak/Türkiye, §§ 100-101; Sözleşme m. 35/1; İlerde ve diğerleri/Türkiye)