Kesin hüküm (HMK m. 114/1-i) bir olumsuz dava şartıdır. HMK Madde 114 gerekçesinde kesin hükmün 'menfi etkisi' ile 'müspet etkisi' arasında nasıl bir ayrım yapılmış ve hangisinin dava şartı niteliğinde olduğu belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47002

HMK Madde 114 gerekçesinde, kesin hüküm itirazının maddi anlamda kesin hükmün 'menfi etkisiyle' ilişkili bir itiraz olduğu belirtilmiştir. Maddi anlamda kesin hükmün menfi etkisi, karara konu kılınan uyuşmazlığın yeni bir davanın konusunu oluşturamaması; oluşturmuşsa böyle bir davanın dinlenmeyip usulden reddedilmesidir. Gerekçeye göre, maddi anlamda kesin hüküm, menfi etkisi itibarıyla bir dava şartı konumundadır. Kesin hükümle mahkemenin ve davanın taraflarının bağlı olması, özellikle lehine karar verilen kişinin hakkının inkâr edilememesi biçiminde tanımlanan 'müspet etkisi' ise, doğrudan bu madde kapsamında bir dava şartı olarak değil, menfi etkiyle ilişkili olarak dava şartı niteliğinin vurgulandığı bir durum olarak ele alınmıştır. Yani, bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın daha önce kesin bir hükümle çözümlenmiş olması, o uyuşmazlığın tekrar dava konusu yapılmasını engelleyen menfi bir etki yaratır ve bu, olumsuz bir dava şartıdır. (HMK m. 114/1-i; HMK Madde 114 Gerekçesi)