HMK m. 114/1-d uyarınca 'kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması' bir dava şartıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/5208 E., 2018/8002 K. sayılı kararında, elbirliği mülkiyetine tabi bir terekede, mirasçılardan bazılarının aynı zamanda davalı olması durumunda taraf teşkili nasıl sağlanmalıdır?
HMK m. 114/1-d, kanuni temsil durumunda temsilcinin gerekli niteliğe sahip olmasını bir dava şartı olarak arar. Elbirliği mülkiyetine (iştirak halinde mülkiyet) tabi bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin TMK m. 640 ve m. 702 uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunludur. Bu nedenle, terekeyi ilgilendiren bir davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya tüm mirasçılara karşı birlikte yürütülmesi gerekir (zorunlu dava arkadaşlığı). Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/5208 E., 2018/8002 K. sayılı kararında, davacılardan birinin yargılama sırasında vefat ettiği ve mirasçıları arasında davalılardan bazılarının da bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacı sıfatını devralacak mirasçılar ile davalı sıfatına sahip mirasçılar arasında bir 'menfaat çatışması' söz konusudur. Mirasçılar arasında menfaat çatışması olduğunda, tüm mirasçıların davayı birlikte yürütmesi fiilen mümkün olmayacağından, mahkemenin kendiliğinden veya tarafların talebi üzerine terekeye bir temsilci (tereke memuru veya kayyım) atanmasını sağlaması ve davanın bu temsilci huzurunda görülmesi gerekir. Kararda, mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yapılmadan karar verilmesi, taraf teşkili ve dolayısıyla HMK m. 114/1-d'deki dava şartına ilişkin bir eksiklik nedeniyle bozma sebebi sayılmıştır. (HMK m. 114/1-d; TMK m. 640, TMK m. 702; Yargıtay 13. HD, 2017/5208 E., 2018/8002 K.)