HMK m. 114/1-a 'Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması' ve HMK m. 114/1-b 'Yargı yolunun caiz olması' dava şartları arasındaki temel fark nedir? Her birine birer örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46963

HMK m. 114/1-a ve HMK m. 114/1-b'de düzenlenen dava şartları, mahkemenin bir davaya bakabilmesinin temel koşullarındandır, ancak farklı düzeylerdeki yargısal yetkiyi ifade ederler: 1. **Türk Mahkemelerinin Yargı Hakkının Bulunması (HMK m. 114/1-a):** Bu şart, bir uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin yargı egemenliği alanına girip girmediğiyle ilgilidir. Kural olarak, Türkiye'de bulunan kişi ve mallarla ilgili veya Türk vatandaşlarını ilgilendiren uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin yargı hakkı vardır. Ancak bazı istisnalar olabilir. Örneğin, yabancı devletlerin veya diplomatik temsilcilerin yargı bağışıklığı (muafiyeti) nedeniyle belirli davalarda Türk mahkemelerinin yargı hakkı bulunmayabilir. Bu, genellikle devletlerarası hukuk ve uluslararası sözleşmelerle ilgilidir. * **Örnek:** Yabancı bir devletin, egemenlik tasarruflarından kaynaklanan bir borcu nedeniyle Türkiye'de dava açılması durumunda, yargı bağışıklığı ilkesi gereği Türk mahkemelerinin yargı hakkı bulunmayabilir. 2. **Yargı Yolunun Caiz Olması (HMK m. 114/1-b):** Bu şart, bir uyuşmazlığın hangi yargı düzeni (adli yargı, idari yargı, anayasa yargısı vb.) içinde çözüleceğiyle ilgilidir. Türk mahkemelerinin genel olarak yargı hakkı olsa bile, uyuşmazlığın niteliğine göre doğru yargı yolunun seçilmesi gerekir. Örneğin, bir idari işlemin iptali için açılacak dava adli yargıda değil, idari yargıda görülmelidir. * **Örnek:** Bir belediyenin imar planı değişikliği kararına karşı, bu kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılırsa, yargı yolu caiz olmadığı için (görevli yargı yolu idari yargıdır) dava usulden reddedilir (Hukuk Genel Kurulu 2017/1531 E., 2021/312 K. sayılı kararında olduğu gibi enerji piyasasıyla ilgili bir uyuşmazlığın adli yargıda mı idari yargıda mı görüleceği tartışması da bu kapsamdadır). Özetle, yargı hakkı daha genel bir kavram olup, bir devletin yargı yetkisinin sınırlarını belirlerken; yargı yolu, o devletin yargı sistemi içindeki farklı uzmanlık alanlarına sahip mahkeme türleri arasındaki işbölümünü ifade eder. (HMK m. 114/1-a, HMK m. 114/1-b)