AİHM Yasak/Türkiye kararında, başvuranın gözaltı koşullarına ilişkin şikayetlerinin iç hukukta Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla etkin bir şekilde ileri sürülmediği tespit edilmiştir. Bir şikayetin AİHM önünde incelenebilmesi için iç hukukta 'usulüne uygun olarak' ileri sürülmüş olması ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46957

AİHM içtihadına göre, Sözleşme'nin 35/1. maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, başvuranların iddia ettikleri ihlallere ilişkin mevcut ve yeterli hukuk yollarını olağan bir şekilde kullanmalarını gerektirir. Bu, başvuranların daha sonra AİHM önünde dile getirmek istedikleri şikayetleri, ulusal hukukta öngörülen şekil ve sürelerde, uygun bir ulusal organ önünde en azından özü itibariyle ileri sürmeleri anlamına gelir (Vučković ve diğerleri/Sırbistan [BD]). AİHM Yasak/Türkiye kararında, başvuran gözaltı koşullarıyla ilgili şikayetlerini Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu bireysel başvuru formunun ana şikayetler bölümünde spesifik olarak dile getirmemiş, sadece eklere genel bir ifadeyle değinmiştir. Anayasa Mahkemesi de kararını formdaki ana şikayetlerle sınırlı tutmuştur. AİHM bu durumu, gözaltı koşullarına ilişkin şikayetin Anayasa Mahkemesi önünde 'usulüne uygun olarak' ileri sürülmediği şeklinde yorumlamış ve bu nedenle bu kısım için iç hukuk yollarının tüketilmediğine karar vermiştir. Yani, bir şikayetin AİHM tarafından incelenebilmesi için, iç hukukta yetkili mercilere açık, net ve usulüne uygun bir şekilde sunulmuş ve o merciler tarafından incelenme fırsatı verilmiş olması gerekmektedir. (AİHM Yasak/Türkiye, §§ 98-99; Sözleşme m. 35/1)