CMK m. 174 gerekçesinde 'Savcının değerlendirmesine tabi hususlar iade gerekçesi olamaz. Bu nedenle mahkeme, savcının nitelendirmesine katılmadığını belirterek bir hususu iade konusu yapamaz.' ifadesi yer almaktadır. Bu ilkenin Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/2199 E., 2020/14204 K. sayılı kararında nasıl bir yansıması olmuştur?
CMK m. 174 gerekçesinde belirtilen bu ilke, mahkemenin, Cumhuriyet savcısının delilleri takdiri, olayı hukuki olarak vasıflandırması gibi esasen savcının görev ve yetki alanına giren konularda kendi değerlendirmesini dayatarak iddianameyi iade edemeyeceğini ifade eder. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/2199 E., 2020/14204 K. sayılı kararında, mahkeme, 'müştekinin beyan ettiği ısrarlı rahatsızlıklarla (kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna işaret ediyor olabilir) ilgili HTS kayıtlarının dosyada bulunmadığı, bu hususta talep de olmadığı' gerekçesiyle tehdit ve hakaret suçlarından düzenlenen iddianameyi iade etmiştir. Yargıtay ise, şüpheli hakkında isnat edilen (tehdit ve hakaret) suçlarla ilgili olarak dinlenen tanıkların müşteki beyanlarını doğrulaması, toplanan delillere göre kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olması ve iddianame konusu olmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin yargılama aşamasında suç duyurusunda bulunulabileceği gerekçeleriyle iade kararını ve bu karara yapılan itirazın reddi kararını hukuka aykırı bulmuştur. Bu, mahkemenin, savcının mevcut delillerle dava açma yönündeki takdirine (yeterli şüphe değerlendirmesine) müdahale ederek ve iddianamede yer almayan potansiyel başka bir suç için ek delil toplanmasını isteyerek iade kararı vermesinin CMK m. 174'ün ruhuna aykırı olduğunu gösteren bir örnektir. (CMK m. 170, CMK m. 174; CMK Madde 174 Gerekçesi; Yargıtay 4. CD, 2020/2199 E., 2020/14204 K.)