Bir sanık hakkında, hem 'diososyal kişilik bozukluğu' teşhisi bulunması hem de mühür bozma, karşılıksız yararlanma ve memura direnme gibi birden fazla suçtan dava açılması durumunda, Yargıtay'ın öncelikli olarak araştırılmasını istediği husus nedir?
Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 2015/22679 E. sayılı kararında, bu durumda öncelikli olarak sanığın cezai ehliyetinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Sanığın akıl sağlığına ilişkin bir teşhisin varlığı (diososyal kişilik bozukluğu), TCK m. 32 kapsamında ceza sorumluluğunu etkileyebilecek bir durumdur. Bu nedenle mahkeme, öncelikle CMK m. 74 uyarınca sanığa bir müdafii atayarak, sanığın suç tarihi itibarıyla akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve bu durumun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyip etkilemediği hususunda usulüne uygun bir sağlık kurulu raporu almalıdır. Sanığın hukuki durumu bu rapora göre belirlendikten sonra, suçların esasına ilişkin diğer incelemelere geçilmelidir. Cezai ehliyet, esastan önce incelenmesi gereken bir ön sorundur.