Bir hizmet tespiti davasında, davalı olarak gösterilen kişilerin talep edilen dönemde işveren (üye) olmadıkları anlaşılırsa, bu durum usul hukuku açısından nasıl nitelendirilir ve mahkemenin ne yapması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46417

Bu durum, 'husumet yokluğu' veya daha doğru bir ifadeyle 'taraf sıfatı yokluğu' olarak nitelendirilir. Taraf sıfatı, bir davada maddi hukuka göre hak sahibi veya borçlu olan kişileri ifade eder ve bir dava şartıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/11726 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, husumet (taraf sıfatı) kamu düzenine ilişkin olup, bir ilk itiraz (HMK m. 116) değildir. Bu nedenle, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen dikkate alınır. Mahkemenin yapması gereken, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde gerçekten işveren sıfatına sahip olan kişileri ilgili yerlerden (örn: meslek odası, vergi dairesi) sorarak tespit etmek ve davayı gerçek işverenlere yöneltmesi için davacıya imkan tanımak, gerekirse bu kişileri usulüne uygun olarak davaya dahil etmektir. Eksik husumetle karar verilmesi bozma nedenidir.