Tacir olan taraflar arasında akdedilen bir abonelik sözleşmesinde, uyuşmazlıkların çözümü için belirli bir mahkemenin (örneğin İstanbul Mahkemeleri) yetkili kılınması, HMK Madde 17 açısından ne anlama gelir ve bu yetki şartı nasıl bir nitelik taşır?
HMK Madde 17, tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerini düzenler. Bu bir 'yetki sözleşmesi'dir. Aynı maddenin ikinci cümlesine göre, 'Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.' Bu hüküm, yetki sözleşmesinin kural olarak 'münhasır yetki' niteliğinde olduğunu gösterir. Yani, taraflar aksini belirtmedikçe, dava sadece kararlaştırılan mahkemede açılabilir; kanundan doğan genel (HMK m. 6) veya özel (HMK m. 10) yetkili mahkemelerin yetkisi ortadan kalkar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/923 E. sayılı kararında da, tacir olan taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı düzenlemenin münhasır yetki olduğu ve davanın sadece İstanbul'da görülmesi gerektiği belirtilerek, başka bir yerde açılan davanın yetkisizlikten reddedilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.