Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/11-214 E. sayılı kararında tartışılan 'resmi belgede sahtecilik' suçunun sübutu açısından 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46376

Söz konusu kararda, bir hakimin ve zabıt katibinin, duruşmaya katılmayan bir avukatı katılmış gibi göstererek ve söylemediği sözleri söylemiş gibi yazarak gerçeğe aykırı duruşma tutanağı düzenledikleri iddiası incelenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanıkların suçlamaları reddetmesi ve katılanın iddialarını destekleyen tanık beyanlarının yanı sıra, sanıkların savunmasını destekleyen tanık beyanlarının da bulunması karşısında, suçun işlendiğine dair 'her türlü kuşkudan uzak, kesin ve açık bir ispat' bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sanıkların suçu işlediklerinin sübuta ermediği, olayın şüpheli kaldığı bu durumda, ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) kuralı gereğince sanıkların beraat etmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu ilke, mahkumiyetin bir olasılığa değil, kesin bir ispata dayanması gerektiğini vurgular.