İmar planında kamu hizmetine (örn: park alanı) ayrılan bir taşınmaz üzerinde uzun süre kamulaştırma yapılmaması durumunda, mülk sahibinin açacağı tazminat davasında dava açma süresi nasıl yorumlanmalıdır? Danıştay 6. Dairesi'nin bu konudaki yaklaşımı nedir?
Bu durumda, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlama, idarenin eylemsizliği nedeniyle devam eden, süregelen bir nitelik taşır. Danıştay 6. Dairesi'nin 2015/9088 E. sayılı kararında, bu tür durumlarda 'süregelen bir zarar' olduğundan, idari eylem veya işlem daha önce öğrenilmiş olsa bile, kısıtlılık hali devam ettikçe dava açma süresinin geçmeyeceği kabul edilmiştir. Yani, idareye yapılan bir başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 60 gün içinde dava açılmamış olması, davanın süre aşımından reddedilmesini gerektirmez. Mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlama (hukuki el atma) devam ettiği sürece, mülk sahibi her zaman idareye başvurarak ve ardından dava açarak zararının tazminini isteyebilir. Bu yorum, hak arama özgürlüğünün geniş yorumlanması ilkesine dayanmaktadır.