Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, AİHM tarafından ifade özgürlüğü davalarında 'mağdur' sıfatını ortadan kaldıran bir tedbir olarak kabul edilir mi? Vedat Şorli davasındaki yaklaşım nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46335

Hayır, kabul edilmez. AİHM, Vedat Şorli davasındaki kabul edilebilirlik incelemesinde ve yerleşik içtihadında (örneğin Ergündoğan/Türkiye), HAGB kararının ifade özgürlüğü ihlali iddialarında mağdur sıfatını ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Bunun temel nedeni, HAGB kararının sanığı belirli bir denetim süresine (somut olayda 5 yıl) tabi tutmasıdır. Bu denetim süresi boyunca kişinin, benzer eleştirilerde bulunmaktan veya ifade özgürlüğünü kullanmaktan çekinmesine neden olan bir 'caydırıcı etki' yaratır. Sanık, bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlerse ertelenen cezanın açıklanması riskiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle, mahkumiyet hükmü kesinleşmemiş olsa da, ceza yargılamasının kendisi ve HAGB kararı, ifade özgürlüğüne bir müdahale teşkil eder ve kişi bu müdahalenin sonuçlarına doğrudan maruz kaldığı için 'mağdur' sıfatını taşımaya devam eder. (Vedat Şorli/Türkiye Kararı, § 29)