AİHM, Vedat Şorli/Türkiye kararında, TCK Madde 299 (Cumhurbaşkanına Hakaret) ile düzenlenen özel korumanın AİHS Madde 10 (İfade Özgürlüğü) ile uyumunu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #46334

AİHM, Vedat Şorli kararında ve yerleşik içtihadında (örneğin Artun ve Güvener/Türkiye), Devlet başkanlarına, adi hakaret suçlarına göre (TCK m. 125) daha ağır cezalar öngören özel bir koruma sağlanmasının Sözleşme'nin ruhuna aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, siyasi şahsiyetlerin ve kamu görevlilerinin, sıradan vatandaşlara göre daha geniş eleştiri sınırlarına katlanmak zorunda olduğunu vurgulamıştır. Devlet başkanının itibarını koruma menfaati, kendisi hakkında bilgi verme ve görüş ifade etme hakkı karşısında bir ayrıcalık veya özel bir koruma verilmesini haklı gösteremez. Bu tür özel koruma mekanizmalarının, özellikle hapis cezası tehdidiyle birlikte, siyasi tartışmalar üzerinde 'caydırıcı bir etki' (chilling effect) yaratarak kamusal tartışmayı bastırdığı ve demokratik bir toplumda gerekli olmadığı sonucuna varmıştır. (Vedat Şorli/Türkiye Kararı, § 43, 45)