Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, Tüketici Mahkemesinde açılmış ve mahkeme, davalı tacir olmadığı için sözleşmedeki yetki şartının geçersiz olduğu ve davalının yerleşim yerinin de kendi yargı çevresi dışında olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/187 sayılı kararında bu karar nasıl bir çelişki olarak görülmüş ve neden bozulmuştur?
Bu durum Yargıtay tarafından çelişkili bulunarak bozulmuştur. Kararda, davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, o mahkemenin 'görevsizlik ve yetkisizlik' kararı vererek dosyayı İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderdiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Yargıtay'a göre, taraflar ilk mahkemenin bu kararına itiraz etmeyerek, davanın İstanbul Mahkemeleri'nde görülmesini zımnen kabul etmiş ve bir nevi 'zımni yetki sözleşmesi' yapmışlardır. Yetkinin kesin olmadığı bir davada, bir mahkemenin verdiği ve kesinleşen yetkisizlik/gönderme kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlar. İstanbul Tüketici Mahkemesi'nin, bu kesinleşmiş karara rağmen yeniden yetkisizlik kararı vermesi, hem usul ekonomisine aykırıdır hem de tarafların zımni iradesini yok saymaktadır. Bu nedenle karar bozulmuştur.