HMK m. 116/1-a, 'kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını' bir ilk itiraz olarak düzenler. Kira bedelinin tespiti davasında, taraflar tacir ise ve sözleşmede bir yetki şartı varsa, bu yetki 'kesin yetki' midir? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/3898 sayılı kararı bu konuda neye hükmetmiştir?
Hayır, bu yetki 'kesin yetki' değildir. Tacirler arasında HMK m. 17'ye göre yapılan bir yetki sözleşmesi, taraflar için bağlayıcı olan 'münhasır' bir yetki anlaşmasıdır, ancak bu, kanunun kamu düzeniyle ilgili gördüğü 'kesin yetki' hallerinden (örn: HMK m. 12, taşınmazın aynına ilişkin davalar) biri değildir. Bu nedenle, bu yetki kuralına aykırılık mahkemece re'sen dikkate alınamaz; davalı tarafından süresi içinde bir 'ilk itiraz' olarak ileri sürülmesi gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/3898 sayılı kararında, davalı tacir vekili süresi içinde (ilk duruşmaya kadar) yetki itirazında bulunduğu için, mahkemenin bu itirazı kabul ederek yetkisizlik kararı vermesi gerektiğine, işin esasına girmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiştir. Bu, sözleşmesel yetkinin bir ilk itiraz konusu olduğunu netleştirir.