Danıştay 5. Dairesi'nin 2013/13509 sayılı kararında, 1/1000 ölçekli imar planında 'Lise Alanı' olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olmasına rağmen, malikin kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı bedel talebinin kabul edilmesi hangi hukuki gerekçeye dayandırılmıştır? Bu durum 'hukuki el atma' kavramıyla nasıl ilişkilidir?
Danıştay'ın bu kararında (karşı oyda belirtilen adli yargı kararına benzer şekilde), imar planıyla bir taşınmazın kamu hizmetine (Lise Alanı) tahsis edilip, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre içinde idarenin kamulaştırma görevini yerine getirmemesi, mülkiyet hakkına süresi belirsiz bir kısıtlama getirdiği için 'hukuki el atma' olarak kabul edilmiştir. Fiili bir el atma olmasa da, malikin taşınmaz üzerinde tasarruf (inşaat yapma, satma vb.) hakkı fiilen ve hukuken engellenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/651 sayılı kararına da atıf yapılarak, bu durumun kamulaştırmasız el atma teşkil ettiği ve idarenin taşınmaz bedelini ödemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu, mülkiyet hakkının özüne dokunan uzun süreli idari kısıtlamaların fiili el atma gibi değerlendirildiğini gösterir.