Bir sanığın akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti olmadığına dair rapor bulunması halinde, CMK m. 150/2 uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerekir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2012/41335 sayılı kararında, müdafi atanmadan hüküm kurulması yanında, mahkemenin hangi eksikliği daha bozma nedeni olarak görülmüştür?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2012/41335 sayılı kararında, zorunlu müdafi atanmadan hüküm kurulması bir bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Bununla birlikte, mahkemenin ikinci bir önemli eksikliği daha vurgulanmıştır: Sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle 'ceza verilmesine yer olmadığına' (CMK m. 223/3-a) karar verildiği halde, TCK m. 57 uyarınca 'akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine' (koruma ve tedavi amaçlı) hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi. Yani mahkeme, cezai ehliyetsizliği tespit etmiş ancak bunun yasal sonucu olan güvenlik tedbirini uygulamamıştır. Bu durum, kararın hem usul (müdafi yokluğu) hem de esas (güvenlik tedbirinin uygulanmaması) yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına yol açmıştır.