AİHM'in Vedat Şorli/Türkiye kararında, başvuranın paylaştığı ve Cumhurbaşkanı'nın kadın kıyafetleri içinde resmedildiği karikatür, ifade özgürlüğü kapsamında nasıl değerlendirilmiştir? Mahkeme, siyasi hiciv ve eleştirinin sınırları konusunda hangi yaklaşımı benimsemiştir?
AİHM, siyasi tartışma ve eleştiri bağlamında ifade özgürlüğünün sınırlarının çok geniş olduğunu ve siyasetçilerin, görevleri nedeniyle kamu denetimine ve sert eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda olduklarını defaatle vurgulamıştır. Vedat Şorli davasındaki karikatür gibi, rahatsız edici, şok edici veya kışkırtıcı nitelikteki ifadeler de dahil olmak üzere, siyasi hiciv ve eleştiri, Sözleşme'nin 10. maddesinin koruması altındadır. Mahkeme, somut olaydaki karikatürü ve diğer içeriği, bir siyasetçiye yönelik eleştirel yorumlar ve siyasi gündeme ilişkin görüşler olarak değerlendirmiş, bunların salt kişisel hakaret boyutunu aşarak kamusal bir tartışmaya katkı sunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, bu tür ifadelere cezai bir yaptırım uygulanmasını demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı bulmayarak ihlal kararı vermiştir.