İmar planında kamu hizmetine (park alanı) ayrılan bir taşınmaza uzun süre el atılmaması nedeniyle açılan tazminat davasında, Danıştay 6. Dairesi 2016/486 sayılı kararında, davacının idareye daha önce yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesinden sonra 60 gün içinde dava açmamış olması, davanın süre aşımından reddi için yeterli görülmüş müdür? 'Süregelen zarar' kavramı bu bağlamda nasıl bir rol oynamıştır?
Hayır, yeterli görülmemiştir. Danıştay 6. Dairesi'nin 2016/486 sayılı kararında, imar planıyla getirilen kısıtlamanın idarece kamulaştırma yapılmayarak devam ettirilmesi 'süregelen bir zarar' olarak nitelendirilmiştir. Bu tür durumlarda, idari eylem veya işlem daha önce öğrenilmiş olsa bile, hukuka aykırı durum (kısıtlılık hali) devam ettiği sürece dava açma hakkının da devam edeceği kabul edilmiştir. Bu nedenle, davacının önceki başvurusunun zımnen reddinden sonra 60 günlük süreyi kaçırmış olması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacının yeni bir başvuru yapmasına gerek olmaksızın açtığı davanın süresinde olduğu kabul edilerek, İdare Mahkemesinin süre aşımı yönünden verdiği ret kararı bozulmuştur. Bu yorum, hak arama özgürlüğünü genişletici bir yaklaşımdır.