Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5931 sayılı kararında, çekişmesiz bir menfi tespit davasında davalı vekilinin süresinde yaptığı yetki itirazı üzerine mahkeme nasıl bir karar vermelidir? Çekin keşide yerinin davanın açıldığı yerde olması, yetkiyi belirlemede tek başına yeterli midir?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5931 sayılı kararında, menfi tespit davasında genel yetkili mahkemenin HMK m. 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Olayda kesin veya özel bir yetki kuralı bulunmadığı ve davalı vekili cevap dilekçesinde süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu için, mahkemenin bu itirazı kabul ederek yetkisizlik kararı vermesi gerekirdi. Karşı yetkisizlik kararı veren diğer mahkemenin, çekin keşide yerinin kendi yargı çevresinde olmasına dayanması, tek başına yetkiyi belirlemek için yeterli değildir. TTK'da çekin ibraz yeri gibi özel düzenlemeler olsa da, menfi tespit davası genel yetki kurallarına tabidir. Bu nedenle uyuşmazlığın davalının yerleşim yeri olan mahkemede görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.