Vedat Şorli/Türkiye davasında AİHM, TCK m. 299'un (Cumhurbaşkanına Hakaret) Sözleşme'nin 10. maddesiyle uyumluluğunu değerlendirirken hangi temel ilkeyi vurgulamıştır? Venedik Komisyonu'nun bu konudaki görüşü kararda nasıl bir rol oynamıştır?
AİHM, Vedat Şorli/Türkiye davasında (Başvuru No. 42048/19), bir devlet başkanına, hakaret konusunda özel bir kanunla sıradan kişilerden daha fazla koruma sağlanmasının ilke olarak Sözleşme'nin ruhuna uygun olmadığını vurgulamıştır (§ 43). Devlet başkanının itibarını koruma menfaatinin, kendisi hakkında bilgi verme ve görüş ifade etme hakkı karşısında bir ayrıcalık veya özel koruma verilmesini haklı gösteremeyeceği belirtilmiştir. Kararda, Venedik Komisyonu'nun TCK m. 299'un hapis cezası öngörmesi nedeniyle ortaya çıkan Avrupa'daki genel eğilimle uyumlu olmadığı ve maddenin tamamen yürürlükten kaldırılması gerektiği yönündeki görüşüne atıfta bulunulmuştur (§ 18, 75). Bu görüş, AİHM'in TCK m. 299'un varlığının ve uygulanmasının başlı başına sorunlu olduğu yönündeki tespitini güçlendiren önemli bir uluslararası hukuk argümanı olarak kullanılmıştır.