AİHM'in Buzadji/Moldova kararı, tutuklama kararlarının gerekçesi açısından nasıl bir değişiklik getirmiştir?
AİHM, Buzadji/Moldova kararıyla içtihadını değiştirerek, sadece tutukluluğun devamı kararlarında değil, ilk tutuklama kararında da hem suçun işlendiğine dair 'makul şüphe' hem de tutukluluğun devamı için 'ilgili ve yeterli gerekçe' bulunması gerektiğini belirtmiştir. Bu, yerel mahkemelerin artık sadece katalog suç veya suç vasfı gibi soyut ifadelere dayanarak değil, somut olgularla kaçma veya delil karartma riskini ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağını gerekçelendirmesini zorunlu kılmıştır.