İmar Kanunu Geçici m. 16 kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan bir yapı, 6306 sayılı Kanun kapsamında 'riskli yapı' olarak tespit edilmiştir. Bu iki farklı hukuki statünün bir arada bulunması durumunda, yapının akıbeti ne olur? Hangi kanun hükmü öncelikli olarak uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45701

Bu durumda, 6306 sayılı Kanun hükümleri öncelikli olarak uygulanır ve yapının akıbeti 'yıkım' ve 'yeniden yapılma' olur. Yapı Kayıt Belgesi, yapının 6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşüm sürecine girmesine engel teşkil etmez. Bu durumun hukuki analizi şöyledir: 1. Yapı Kayıt Belgesinin Sınırlı Niteliği: İmar Kanunu Geçici m. 16, Yapı Kayıt Belgesi'nin, yapının sadece 'imar mevzuatına aykırılıklarını' geçici olarak görmezden gelerek kullanımına izin verdiğini belirtir. Maddede açıkça, belgenin 'yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli' olduğu ve 'yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu' düzenlenmiştir. Bu ifadeler, Yapı Kayıt Belgesi'nin, yapının can ve mal güvenliği açısından taşıdığı riski ortadan kaldırmadığını ve 6306 sayılı Kanun gibi özel güvenlik kanunlarının uygulanmasına bir engel teşkil etmediğini göstermektedir. 2. 6306 Sayılı Kanunun Önceliği: 6306 sayılı Kanun, 'afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi' gibi özel ve kamu güvenliği açısından daha üstün bir amacı gerçekleştirmek için çıkarılmış özel bir kanundur (lex specialis). Kanunun amacı, imara aykırılıkları affetmek değil, can güvenliği için tehlike arz eden yapıları ortadan kaldırmaktır. Bir yapının 'riskli' olarak tespit edilmesi, onun depremde yıkılma ve can kaybına yol açma ihtimalinin bilimsel olarak kanıtlandığı anlamına gelir. 3. İki Kanunun İlişkisi: Bu iki hukuki statü birbiriyle çelişmez, aksine birbirini tamamlar. Yapı Kayıt Belgesi, yapının imara aykırılıktan dolayı hemen yıkılmasını önler, malike bir 'süre' kazandırır. Ancak bu süre içinde, yapı 6306 sayılı Kanun kapsamında 'riskli' olarak tespit edilirse, artık öncelik imara uygunluk değil, 'can güvenliği' olur. Bu durumda, Yapı Kayıt Belgesi'nin sağladığı koruma (yıkımın durdurulması) sona erer ve 6306 sayılı Kanun'un öngördüğü yıkım ve yeniden yapım süreci işlemeye başlar. Sonuç olarak, Yapı Kayıt Belgesi almış bir yapı, 'riskli yapı' olarak tespit edildiğinde, belgenin sağladığı geçici kullanım hakkı sona erer ve yapı, 6306 sayılı Kanun uyarınca yıktırılır.