Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/304 K. sayılı kararında, kanun yararına bozma (CMK m. 309) yolunun 'sanık aleyhine sonuç doğurabileceği' ve bu konuda bir yasak bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak aynı metinlerde ve yerleşik içtihatlarda, aleyhe bozma durumunda kararın 'aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere' bozulduğu ifade edilmektedir. Bu iki ifade arasındaki görünür çelişki nasıl açıklanabilir? Kanun yararına bozmanın 'sanık aleyhine sonuç doğurması' ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45696

Bu iki ifade arasında ilk bakışta bir çelişki varmış gibi görünse de, aslında farklı hukuki durumları ve sonuçları ifade etmektedirler. Aradaki fark, 'aleyhe başvuru yapılabilmesi' ile 'başvuru sonucunun aleyhe hüküm doğurması' arasındaki ayrımdadır. 1. Aleyhe Başvuru Mümkündür: YCGK'nın 2023/304 K. sayılı kararında belirtilen 'sanık aleyhine sonuç doğurabilir' ifadesi, Adalet Bakanlığı'nın, sanığın lehine olan ancak hukuka aykırı bulduğu bir karara karşı, sanığın durumunun ağırlaştırılması talebiyle 'aleyhe' kanun yararına bozma başvurusunda bulunabileceği anlamına gelir. CMK m. 309'da, başvurunun sadece sanık lehine yapılabileceğine dair bir kısıtlama yoktur. Dolayısıyla, süreç 'sanık aleyhine' bir taleple başlayabilir. 2. Aleyhe Sonucun Sınırı: Ancak, bu aleyhe başvurunun sonucu, sanığın mevcut cezai durumunu ağırlaştıramaz. 'Aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozma' ilkesi tam da bu noktada devreye girer. Yargıtay, Adalet Bakanlığı'nın aleyhe başvurusunu haklı bulsa ve ilk kararın hukuka aykırı olduğuna karar verse bile, bu bozma kararı sadece bir 'hukuki tespit' niteliğinde kalır. Sanığın beraati mahkumiyete, daha az olan cezası daha çoğuna çevrilemez. Sanık yeniden yargılanmaz. Bu Durumun Anlamı: Kanun yararına bozmanın 'sanık aleyhine sonuç doğurması', sanığın cezasının artırılması veya beraat etmişken mahkum edilmesi anlamına gelmez. Bu ifadenin anlamı şudur: Yargıtay tarafından yapılan 'hukuki tespit', sanığın eyleminin aslında daha ağır bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini veya beraatının hatalı olduğunu resmi bir yargı kararıyla tescil etmiş olur. Bu durum, sanığın sicili veya manevi durumu açısından 'olumsuz' bir sonuç olarak görülebilir. Ayrıca, bu Yargıtay kararı, benzer durumdaki başka sanıkların daha ağır cezalar almasına yol açacak bir 'içtihat' oluşturur. Yani, sonuç doğrudan o sanık için değil, 'hukuk sistemi' ve 'diğer sanıklar' için aleyhe olabilir. Özetle, aleyhe başvuru mümkündür, ancak bu başvurunun sonucu o sanığın cezasını ağırlaştıramaz; sadece hukuki hatayı tespit eder ve içtihat oluşturur. Bu nedenle iki ifade arasında bir çelişki yoktur.