Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/123 sayılı kararında, idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken kaza yapan ve 0.51 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararı bozulmuştur. Bu bozma kararının hukuki dayanağı olan Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/7. maddesindeki düzenleme, 'hususi otomobil' ile 'diğer araç' sürücüleri arasında neden bir ayrım yapmaktadır? Bu ayrımın rasyonel gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay 12. CD'nin bu bozma kararının hukuki dayanağı, KTK m. 48/7'dir. Bu madde, TCK m. 179/3'ün uygulanması için alkol promil sınırını ve ek şartı, sürücünün kullandığı aracın türüne göre farklılaştırmaktadır. Madde şöyledir: 'Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.' Bu düzenlemedeki 'hususi otomobil' ile 'diğer araç' ayrımının rasyonel gerekçesi, taşınan 'risk' ve 'mesleki sorumluluk' düzeyindeki farklılığa dayanmaktadır: 1. Taşınan Risk ve Sorumluluk Düzeyi: 'Diğer araçlar' kategorisi, genellikle kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, çekici gibi 'ticari' veya 'kamu hizmeti' için kullanılan araçları kapsar. Bu araçlar, boyutları, ağırlıkları ve taşıdıkları yük (yolcu veya ticari mal) nedeniyle, trafikte hususi bir otomobile göre çok daha büyük bir potansiyel tehlike ve risk arz ederler. Bu araçların karıştığı bir kazanın sonuçları (can ve mal kaybı açısından) genellikle çok daha ağır olur. 2. Mesleki Sorumluluk (Profesyonellik): Ticari araç sürücüleri, sürücülüğü bir 'meslek' olarak icra eden profesyonellerdir. Bu nedenle, kanun koyucu bu sürücülerden, hususi otomobilini kişisel amaçları için kullanan sıradan bir vatandaşa göre daha yüksek bir dikkat, özen ve sorumluluk standardı beklemektedir. Bu mesleki sorumluluk, alkol konusunda daha 'sıfıra yakın' bir tolerans gösterilmesini gerektirir. 3. Caydırıcılık: Kanun koyucu, daha yüksek risk taşıyan ve profesyonel sorumluluk gerektiren ticari araç sürücüleri için alkol sınırını (0.20 promil) çok daha düşük tutarak, bu alanda daha güçlü bir caydırıcılık sağlamayı amaçlamıştır. Yargıtay'ın kararındaki olayda, sanık 'kamyonet' kullanmaktadır. Kamyonet, 'diğer araç' kategorisindedir. Bu nedenle sanık için geçerli olan sınır 0.50 değil, 0.20 promildir. Sanığın alkol oranı (0.51 promil), bu sınırın çok üzerindedir ve bir kazaya da karışmıştır. Bu nedenle, KTK m. 48/7'nin şartları açıkça gerçekleşmiştir ve sanık hakkında TCK m. 179/3'ten mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi, kanuna aykırı bulunarak bozulmuştur.