Bir sanık, 'taksirle yaralama' suçundan yargılanmaktadır. Yargılama devam ederken, mağdur şikayetinden vazgeçmiş ve sanık da bu vazgeçmeyi kabul etmiştir. Ancak aynı celsede, duruşma savcısı, sanığın eyleminin aynı zamanda TCK m. 179/2 kapsamında 'trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma' suçunu da oluşturduğunu belirterek bu suçtan cezalandırılmasını talep eden bir mütalaa vermiştir. Bu durumda mahkeme, sanığa 'ek savunma hakkı' vermeden bu yeni suçlamadan mahkumiyet kararı verebilir mi? Bu durumu, 'iddianamenin dışına çıkma yasağı' (CMK m. 225) ve 'suçun niteliğinin değişmesi' (CMK m. 226) kurumları açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45690

Hayır, mahkeme sanığa 'ek savunma hakkı' vermeden bu yeni suçlamadan mahkumiyet kararı veremez. Bu durum, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'savunma hakkı', 'iddianamenin dışına çıkma yasağı' ve 'suçun niteliğinin değişmesi' kurumlarıyla doğrudan ilgilidir. 1. İddianamenin Dışına Çıkma Yasağı (CMK m. 225): Bu ilkeye göre, hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebilir. Mahkeme, iddianamede anlatılmayan bir fiilden veya gösterilmeyen bir suçtan dolayı sanığı yargılayamaz ve cezalandıramaz. Olayda, sanık başlangıçta sadece 'taksirle yaralama' suçundan yargılanmaktadır. Savcının mütalaasıyla gündeme gelen 'trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma' suçu, iddianamede yer almayan yeni bir hukuki nitelemedir. 2. Suçun Niteliğinin Değişmesi (CMK m. 226): Mahkeme, yargılama sırasında sanığın fiilinin, iddianamede belirtilenden farklı bir suçu oluşturduğu kanaatine varabilir. Bu durumda, iddianamenin dışına çıkma yasağını aşmanın ve sanığı bu yeni suçtan cezalandırmanın yolu, CMK m. 226'da düzenlenen 'ek savunma hakkı' kurumudur. Bu maddeye göre, sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamede belirtilenden başka bir suçtan mahkum edilemez. Uygulanacak Usul: - Mahkeme, taksirle yaralama suçundan şikayetten vazgeçme ve sanığın kabulü nedeniyle CMK m. 223/8 uyarınca 'düşme kararı' vermelidir. - Ardından, savcının mütalaası doğrultusunda, sanığın eyleminin TCK m. 179/2'yi oluşturabileceğine kanaat getirirse, duruşmada sanığa 'Senin fiilinin aynı zamanda trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunu da oluşturabileceği anlaşılmıştır. Bu yeni suçlamaya karşı savunmanı yap' şeklinde bildirimde bulunarak 'ek savunma hakkı' tanımalıdır. - Sanık süre isterse, savunmasını hazırlaması için makul bir süre vermelidir. - Ancak bu ek savunmayı aldıktan sonra, mahkeme bu yeni suçtan bir karar verebilir. Bu usule uyulmadan, sanığa isnat edilmeyen ve savunma hakkı tanınmayan yeni bir suçtan mahkumiyet kararı verilmesi, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının en ağır ihlallerinden biridir ve mutlak bir bozma nedenidir.