CMK m. 318/1, 'Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur' demektedir. CMK m. 23/3 ise 'Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz' hükmünü amirdir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/2410 sayılı kararında, ilk hükmü veren hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazı inceleyen merci heyetinde yer alması neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu durumu, hakimin 'tarafsızlığı' ilkesi açısından analiz ediniz.
Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının temel nedeni, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan, yargılamanın 'tarafsız bir mahkeme' tarafından yapılması ilkesinin ihlal edilmiş olmasıdır. Hakimin Tarafsızlığı İlkesi: Bu ilke, hakimin davaya bakarken ön yargısız olmasını, taraflardan birine karşı eğilim göstermemesini ve kararını sadece dosyadaki delillere ve hukuka göre vermesini ifade eder. Tarafsızlık, hem 'sübjektif' (hakimin kişisel olarak önyargılı olmaması) hem de 'objektif' (dışarıdan bakıldığında tarafsız görünüp görünmediği) boyuta sahiptir. CMK m. 23/3'teki yasak, özellikle hakimin 'objektif tarafsızlığını' korumayı amaçlar. Somut Olayın Analizi: - İlk Karar ve Kanaatin Oluşumu: İlk hükmü veren hakim, yargılama boyunca delilleri değerlendirmiş ve sanığın suçluluğu konusunda nihai bir kanaate ulaşarak bir karar vermiştir. Yani, olayla ilgili kanaati artık oluşmuş ve belirginleşmiştir. - Yargılamanın Yenilenmesi Talebi: Yargılamanın yenilenmesi talebi, esasen ilk hükmün hatalı olduğu veya yeni deliller ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği iddiasına dayanır. Yani, ilk kararın doğruluğunu sorgulayan bir taleptir. - Tarafsızlığın Zedelenmesi: İlk hükmü veren hakimin, bu hükmü sorgulayan bir talebi (yargılamanın yenilenmesi talebi) veya bu talebin reddine yapılan itirazı incelemesi, kendi verdiği kararın doğruluğunu denetlemesi anlamına gelir. Bir hakimin, daha önce 'doğru' olduğuna kanaat getirdiği kendi kararını, sonradan objektif bir şekilde 'hatalı olabilir' perspektifiyle yeniden değerlendirmesi psikolojik olarak zordur. Dışarıdan bakan makul bir gözlemci için de, hakimin kendi kararını koruma eğiliminde olabileceği yönünde meşru bir şüphe doğar. Bu durum, hakimin 'objektif tarafsızlığını' zedeler. Yargıtay 1. CD'nin kararında da bu mantık izlenmiştir. İlk hükmü veren hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yapılan itirazı inceleyen merci heyetinde yer alması, kendi dolaylı kararının denetimine katılması anlamına gelir. Bu, hakimin tarafsızlığına gölge düşüren ve adil yargılanma hakkını ihlal eden ağır bir usul hatasıdır. Bu nedenle, olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin veya heyetin bu talepleri incelemesi gerekir.