Bir trafik kazası sonrasında tutulan olay yeri tespit tutanağında, bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu raporunda, müteveffanın ölümünün 'mevcut kalp damar hastalığı sonucu' meydana geldiği ve işverenin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu raporlara rağmen ilk derece mahkemesi kararını neden bozmuş ve 'bünyesel faktörlerin iş kazasının oluşumundaki etkisi'nin değerlendirilmediğini belirtmiştir? Bu durum, işverenin 'işin kişilere uygun hale getirilmesi' yükümlülüğüyle nasıl bir ilişki kurar?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin kararı bozmasının temel nedeni, ilk derece mahkemesi ve bilirkişilerin olayı sadece 'ölümün nihai tıbbi nedeni' (kalp krizi) üzerinden değerlendirip, bu sonuca yol açan 'işyeri koşullarının' ve 'işverenin önlem alma yükümlülüklerinin' etkisini yeterince irdelememesidir. 'Bünyesel faktörlerin (kişinin mevcut hastalığı) iş kazasının oluşumundaki etkisi'nin değerlendirilmesi, illiyet (nedensellik) bağının doğru kurulabilmesi için kritik öneme sahiptir. İşçinin altta yatan bir hastalığının olması, tek başına işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Asıl soru, işverenin bu hastalığı bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği ve bu hastalığa rağmen işçiyi çalıştırmaya devam ederek bu bünyesel riski tetikleyip tetiklemediğidir. Bu durum, işverenin 6331 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen 'işin kişilere uygun hale getirilmesi' ve 4. maddesindeki 'çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alma' yükümlülükleriyle doğrudan ilişkilidir. İlişki şu şekilde kurulur: 1. Sağlık Gözetimi ve Risk Tespiti: İşverenin, periyodik sağlık muayeneleri yoluyla işçinin bünyesel rahatsızlıklarını (kalp hastalığı gibi) tespit etme veya tespit etmeye yönelik gerekli tüm tetkikleri yaptırma yükümlülüğü vardır. 2. İşe Uygunluk Değerlendirmesi: İşveren, işçinin bu sağlık durumunu öğrendikten sonra, onu çalıştırdığı işin (örneğin, yeraltı madenciliği gibi ağır ve stresli bir iş) bu hastalık için taşıdığı riski değerlendirmelidir. 3. İşin Kişiye Uygun Hale Getirilmesi: Eğer mevcut iş, işçinin sağlık durumu için bir risk teşkil ediyorsa, işveren 'işi kişiye uygun hale getirme' yükümlülüğü gereği, işçiyi daha hafif ve daha az riskli bir görevde çalıştırmak gibi önlemler almalıdır. Olayda, ilk raporlar sadece 'ölümün nedeni kalp krizi' diyerek yüzeysel bir tespit yapmış, ancak 'işyeri koşullarının (sıcaklık, nem, efor, stres) bu kalp krizini tetikleyip tetiklemediği', 'işverenin işçinin bu bünyesel yatkınlığını bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği' ve 'buna rağmen onu riskli bir işte çalıştırmaya devam ederek kusurlu olup olmadığı' gibi kritik soruları cevaplamamıştır. Yargıtay, bu eksiklik nedeniyle kararı bozarak, işverenin sadece nihai sonuçtan değil, sürece ilişkin tüm ihmallerinden sorumlu tutulması gerektiğini vurgulamıştır.